Türk İş Dünyası Rekabet Kongresi’nde buluştu

  • 29 Ocak 2016 Cuma

Bu yıl 10’uncu kez düzenlenen Rekabet Kongresi’nin ana temasını “Rekabet Gücü, Girdi İthalatı Politikaları ve Akıllı Düzenlemeler” konusu oluşturdu. Kongrenin ana konuşmacısı ise Dünya Ekonomik Forumu İdari Direktörü & Yönetim Kurulu Üyesi, Almanya’nın önceki dönem Ekonomi ve Teknoloji Bakanı, Şansölye Yardımcısı Dr. Philipp Rösler’di. Ekonomik başlarının anahtarının rekabetten geçtiğini vurgulayan TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu’nu, Dr. Philipp Rösler de, günümüz dünyasında artık büyük balığın küçük balığı değil, hızlı balığın yavaş balığı yediğini söyleyerek destekledi.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) üyesi Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) tarafından 2005 yılından buğüne düzenlenen Rekabet Kongresi bu yıl 10’uncu kez kapılarını girişimcilere ve iş dünyasına açtı. TÜRKONFED, SEDEFED ve TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu işbirliği ile 28 Ocak 2016 tarihinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen 10. Rekabet Kongresi’nin ana temasını ise “Rekabet Gücü, Girdi İthalatı Politikaları ve Akıllı Düzenlemeler” konusu oluşturdu.

Bu yıl düzenlenen kongrenin ana konuğu&konuşmacısı ise Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum) İdari Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi, Almanya’nın önceki dönem Ekonomi ve Teknoloji Bakanı ve Şansölye Yardımcısı Dr. Philipp Rösler’di. Kongrenin açılış konuşmaları ise TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Targıt, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şükrü Ünlütürk, TİM Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akyüz ve Sabancı Üniversitesi Rektörü & REF Üst Kurul Eşbaşkanı Prof. Dr. Nihat Berker tarafından gerçekleştirildi. Ayrıca ACT Econ Rekabet ve Düzenleme Ortağı Dr.M. Fevzi Toksoy, kongre öncesi düzenlenen iki çalıştayda ele alınan konularla ilgili sektörel dernek temsilcilerinin görüşlerini içeren bir bildiriyi katılımcılarla paylaştı. Sektörel kuruluşların üst düzeyde katılımıyla gerçekleşen panelin moderatörlüğünü de Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Başkanı Timur Erk yaptı.

Kongrede ara girdilerin dış ticaretinde yüksek katma değerli üretimin nasıl desteklenebileceği tartışılırken, ara girdi tedarik politikalarının sektörler içindeki yerli ve yabancı firmalar ile olan rekabeti nasıl etkilediği de ele alındı. Aynı zamanda ara girdilerin ithalat politikaları, inovasyon, standartlara adaptasyon ve yüksek katma-değerli üretimi ne ölçüde desteklediği temel sorunlar olarak tartışıldı. Kongre, 10’uncu yılında da is¸ dünyasını, kamu kesimini, akademisyenleri ve STK’ları daha rekabetçi olmak adına somut adımlar atmaya yönlendiren, ihtiyaç duyulan akıllı regülasyonlar seviyesindeki politika araçlarını belirlemede önemli bir rol oynuyor.

“EKONOMİDE BAŞARI, REKABETTEN GEÇER”

Kongrenin açılışında konuşan TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, ekonomik başarının anahtarlarından birinin de ülkelerin küresel alanda rekabet gücünü ortaya koyabilmesine bağlı olduğunu söyledi. Kadooğlu, “Bu rekabetin de ölçülebilmesinin önemi büyüktür. Rekabet ölçümlerinde dikkate alınan en temel iki özellikten ilki Türkiye’yi diğer ülkelerle kıyaslamak, diğeri ise büyüklüğü değil kaliteyi ölçmektir. TÜRKONFED’de gerek konfederasyon olarak gerekse de üye federasyonlarıyla uluslararası arenada rekabet gücünün artırılmasına dönük çalışmalar yapmaktadır” dedi.

Küreselleşen dünyada yeni bir ekonomik sistemin söz konusu olduğunu belirten Kadooğlu, inovasyon, girişimcilik ve Ar-Ge’nin sektörlerin ve firmaların teknolojik altyapısını güçlendireceğini vurguladı. Kadooğlu şöyle devam etti: “Ekonomik başarı, sadece niceliksel verilerle ölçülmez. Bunun ötesine geçmek gerekir. Kurumlarımıza, eğitim sistemimize, sanayimize, genel olarak tüm sosyo-ekonomik alanları büyüklüklerinin ötesinde, kaliteleri ile değerlendirmeliyiz. Artık ulaştığımız noktada daha yüksek katma değerli üretime ve hizmetlere yoğunlaşmalıyız. Bunu yaparken de istihdam ve dış ticaret açığı gibi pek çok göstergede iyileşmeler ortaya koymalıyız. Ara girdi yatırımlarımızı ve istihdamı korurken, ana sanayimizin kesintisiz, ucuz ve yüksek teknolojili ara girdiye erişmesinin yollarını aramalıyız. Türkiye’nin çok sektörlü yapısının, katma değerli üretime bir an önce geçmesi gerekmektedir. Bunun yolu ‘akıllı düzenlemeler’ olarak adlandırılan ‘politika oluşturma’ sürecine geçiş yapmakla mümkündür. Akıllı düzenlemeler, hükümet kararları alınırken demokrasiyi ve bilimselliği bir araya getirmenin süreçlerini ortaya koymaktadır. Düzenleyici etki analizleri ve sosyal partnerlerin karar alma süreçlerine katılımı ile şekillenen ‘akıllı düzenlemeler’, sanayi politikalarına uygulandığında sektörler zarar görmeden yollarına devam edecektir. Bu düzenlemeler hükümetlerin birtakım öncelikler oluşturmasını da sağlayacaktır.”

“HIZLI BALIK YAVAŞ BALIĞI YER”

10. Rekabet Kongresi’nin ana konuğu ve konuşmacısı Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum) İdari Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi, Almanya’nın önceki dönem Ekonomi ve Teknoloji Bakanı ve Şansölye Yardımcısı Dr. Philipp Rösler de gelişen dünyada yaşanan durumu şöyle özetledi: “Günümüzde artık büyük balık küçük balığı yemiyor. Hızlı balık yavaş balığı yiyor. Türkiye ve AB zaten iyi bir partner ama bu vize diyaloğunun olumlu sonuçlanması ile Avrupa sadece iyi bir partner olduğunu değil, iyi bir dost olduğunu göstermeli. Verimliliğinizi artırmak istiyorsanız, hızınızı artırmalısınız. Eğer verimliğinizi ve hızınızı artırmak istiyorsanız doğru yerdesiniz.”

“ŞAHI VERDİĞİNİZDE OYUN BİTMİŞTİR”

SEDEFED Başkanı Sefa Targıt da, dördüncü sanayi dönemine girildiği bir dönemde, Türkiye’nin hendek atlarken, yabancı devletlerin sentetik ve suni yaklaşımlarına karşı koymasının akıllı bir yaklaşım olduğunu dile getir. “Endüstrimizin rekabet gücünü muhafaza etmek zorundayız” diyen Targıt, şöyle devam etti: “Şah yerine vezir almak, satrançta mantıklı bir hamle olamaz. Şahı verdiğinizde oyun bitmiştir.”

TÜSİAD Başkan Yardımcısı Şükrü Ünlütürk ise ağır küresel rekabet baskısı altından ancak Ar-Ge’den lojistiğe, İK’dan iletişime kadar her alanda birbirini tamamlayıcı politikalar ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Ünlütürk, “Bunun içinde politikaların doğru zamanda uygulanması gerekir. Ülkemizde bu süreçte hukuk ve yargı reformlarına da ihtiyaç var. Bu reformlar kadar önemli olan bir diğer şey de bağımsız ve sürdürülebilir bir ortamın var olması” dedi.

“İYİ BİR HAYATTA İYİ BİR REKABETTİR”

Türkiye’nin 2023 hedefini hatırlatan TİM Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akyüz de, “2023 yılında dünyanın 10. büyük ekonomisi olma hedefimiz var. Bunun için karınca gibi çalışmamız gerekiyor. Birçok ülke küresel markalarıyla istikrarlı büyümeyi sağlıyor. Biz, bugün markalaşmayı sağlamaktayız.”.

Hayatın kendisinin bir rekabet olduğunu belirten Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker, şöyle devam etti: “Hayat rekabettir, iyi bir hayat anlamlı bir rekabettir.  Rekabet, kendi kendini ölçmenin yoludur, genç ve zinde kalmanın yoludur. Anlamlı rekabet: bilgi, şeffaflık, dürüstlük ve fair-play içinde olur. Çok çalışmakla kazanılır, rakiplerin yorulup yavaşlayınca devam etmekle. Bütün bunlar olmazsa, anlamsız bir döğüş, yalan yanlış bir paketleme, yıkılacak bir iskambil kulesidir. ‘Rekabet ediyorum’ demek ve kazanmak gerekir. Bir çocuk, doğduğu andan itibaren etrafıyla rekabet eder. Daha sonra, kişi kendi kendisiyle rekabet eder, arkadan gelenlerle arayı açmak için” diye devam etti.